ANASAYFA ANKETLER SOHBET
ODALARI
FORUMLAR MAKALELER SIK
SORULANLAR
SÖZLÜK ZİYARETÇİ
DEFTERİ
HAKKIMIZDA


Anasayfam Yap
Arkadaşıma Öner
Favorilerime Ekle
Danışmanlık Konuları
Aile-Evlilik Terapisi Nedir?
NEDENLERİ VE ÇÖZÜMLERİYLE ALDATMAK
KADINDA AİLE HAYATI
MUTSUZ EVLİLİKLER DİYARI
Aile Danışmanlığı ve Aile Terapisi
Aile Danışmanlığının Amaçları
Evlilik Nedir ?
Evliliğin Aşamaları
Karı - Koca İlişkilerinden Doğan Sorunlar
Evlilikte Çatışma
Evlilik Terapisi Gerektiren Durumlar
Aile Terapisinde Karşılaşılan Güçlükler
Eş Seçme
Çift İlişkilerindeki Bilişsel Faktörler
Çift İlişkilerindeki Duygudurum Faktörleri
Bilişsel - Davranışsal Tedavi Stratejileri
Aile Tutumları ve Çocuk Gelişimi Üzerine Etkileri
Aile Aktiviteleriyle İlgili Uyuşmazlıklar
Ailede Bir Ebeveynin Kaybı
Çocuk - Ebeveyn Çatışmaları
Ergen - Ebeveyn Çatışmaları
Ailede Yaşanan Hoşgörüsüzlük ve Savunmacılık
Aile İçinde Yaşanan Katılımsızlık ve Aile Birliğinin Bozulması
Öfke Kontrolü
Çocukların yakınlarının kaybını anlamalarına yardımcı olma...
Aile Üyelerinde Yaşanan Kronik ya da Ölümcül Hastalık
Farklı Irklardan Olmak ve Yarattığı Sorunlar
Aile Üyelerinde Depresyon
Evlat Edinme
Cinsel Tercihle İlgili Sorunlar
Fiziksel / Sözlü / Manevi Şiddet
Gerçek Aşkın Nitelikleri
İletişim Problemleri
Kıskançlık ve Güvensizlik
Aile İçinde Birbirini Suçlama
Meşguliyetler ve Aile İçindeki Dengesi
Ailede Takıntılı Davranışlar
Aşkın Anlamı ve Niteliği
Ailenin Taşınması
Aile Üyelerinde Bağımlılıkla İlgili Sorunlar
İstenmeyen- Beklenmeyen Hamilelik
Sadakatsizlik
Aile Üyelerinin Ayrı Kalması
Ailede Çocuk Kaybı
Ailede Çoklu Doğum
Kardeşler Arasında Yaşanan Miras Kavgaları
Ailenin Maddi Durumunda Meydana Gelen Ani Değişiklikler
Ailede İşle İlgili Çatışmalar
Travmatik Olaylar
Dinle Ve Ruhani Konularla İlgili Çatışmalar
Ebeveyn Ailelerinin Müdahaleleri
Alkol Bağımlılığı
Ayrılma - Boşanma
Ailede Ruh Sağlığı
Sağlıklı Ailelelerin Nitelikleri
Aile Toplantılarının Önemi
Aile Terapisine Gitmek İstemeyen Eşi Nasıl İkna Ederiz?
Çift İlişkilerindeki Davranışsal Faktörler
AŞK
Evlilik Cinsel İsteği Neden Köreltir?
Aile Danışmanlığının Başlangıcı
Üvey Anne Üvey Baba Olmak
Üvey Anne ve Babalara Öneriler
 
 

Dost Linkler
Psikolojik Sorunlar ve Online Paylaşım Portalı
Kadın Hastalıkları ve Doğum Portalı
Gebelik Rehberi ve Sanal Gebelik Takibi
Vajinismus Çaresiz Değildir.
En Detaylı Cinsel Sorunlar Portalı
Tüm linkler
 
Aile-Evlilik Terapisi Nedir?

Aile-Evlilik terapisi nedir sorusuna ilgi duyan çiftlerin sayısı sürekli artmaktadır.Aile-Evlilik terapisine başvurular; ilişkinin kopma noktasına geldiği çiftler veya ilişkinin artık anlam ifade etmediği hatta zorladığı kadınlar tarafından yapılmaktadır. ``Evliliğimizde sorun var``, ``İlişkimizde problem var``diye başvuranların yanında, asıl sorunu örterek; depresyon, psikosomatik şikayetler ve fobik reaksiyonlarla terapiste başvuranlarda sıklıkla rastlanmaktadır. Bazı çiftlerin terapiste başvurma amaçları; ilişkilerini, evliliklerini kurtarmaktır.

Terapi ortamı; İletişimi açık ve net hale sokan, üçüncü bir kişinin (terapist) yardımıyla karşılıklı anlaşılabilir konuşmayı öğreten, kişinin olaylara tek yön olan bakış açısını zenginleştiren, kendinin farkındalığını sağlayan bir ortamdır. Bu ortamdan yeteri derecede faydalanabilmek yinede çiftlerin kendilerine bağlıdır.

Terapinin amacı iletişimi sağlıklı hale getirmektir. Bir ilişkinin sağlıklı şekilde devam etmesi, çiftlerin uzlaşmazlıklarını çözebilme yeteneğine ve isteğine bağlıdır. Çiftler arasında ilişkinin sorun haline geldiği durumlarda şu cümleler sıklıkla kullanılmaya başlamıştır artık.
"Beni sen hiç anlamıyorsun. "
"Ben kendimi sana anlatamıyorum.
"Sen önceden böyle değildin, çok değiştin. "
"Sen hep böylesin. "
"Hiç değişmeyeceksin"
"Artık senin bu kadar duyarsız olmana dayanamıyorum"
Çiftlerde ortaya çıkan sorunlar, aslında problem diye görülmeye başladığı zamandan daha önce den de vardır. Fakat yaşam döngüsünün çeşitli devrelerinde(evlilik, çocukların doğumu, çocukların okulu, eşlerin iş-meslek rolleri, geleceği yapılandırma)çiftler belirli amaçlar üzerine odaklaşırlar.
Böylece ilişkinin yürümesini engelleyen "şeyleri" göremez ya da görsede farketmemeye, farketsede bir süre sonra bunun değişeceğine kendini inandurmaya çalışır. Fakat bu yaşam döngüsü içinde ani ve büyük değişimler, zorlanmalar, kayıplar ve bu döngünün oturtulmasıyla, kişiler o ana kadar belkide hiç yapmadıkları, yada bazen düşündüğü hatta bazen deneyime geçirdiği "kendinin farkındalığı" üzerine yoğunlaşmaya başlar. Ben neyim? ne oluyor? ne istiyorum gibi kendine yönelik sorular sormaya başlar. Farkına varmaktan kaçındığı "şeyler" üzerine gidip onları araştırmaya, çözümlemeye çalışır. İlişkinin bileşenleri olan üçlü; kominikasyon-güç-duygu o anda gerçek sorunlar olarak görülmeye başlanır. İlişkide o ana kadar çıkıpta başedilen sorunlar bir anda üstesinden gelinemez bir hal almaya başlar.

Çatışmalar, aşağılamalar, tehditler. ve "sen" çatışması ortaya çıkar. İlişkinin tanımını yapacak olursak;özel belirli bir bağlamda kişiler arasında oluşan duygu ve düşünce, davranışlarda şekillenen bir mesaj iletimi, daha da ötesi arzu, istek ve ihtiyaçların cevap bulmasına yönelik bir alış-veriştir. İlişkinin olması için iki kişinin olması ne kadar olmazsa olmaz bir kuralsa, ilişkide hangi kontekstin geçerli olduğı konusuda o kadar önemlidir. İlişkinin şekillendirilmesi; belirli bir durum, ortam dahilinde olmalıdır. Eşlerden birinin sevgisini ifade etme şekli diğerinde sevgi değilde öfke, kızgınlık şeklinde algılanabilir. İlişkide önemli olan bir noktada "burada ve şimdi" dir.

Kişiler arası ilişkilerde, kişilerin çevrelerindeki üçüncü ve dördüncü kişiler (anne, kayınvalide, baba, arkadaş) tarafından ilişkiye yandan müdahale yapılacağı gibi, bir profesyonel (terapist) tarafından da terapötik müdahaleler yapılabilir. Gerçek yaşamda ilişkilerde belirlemeler, tanımlamalar ve yorumlar olduğu müddetçe, müdahaleler her zaman bir şekilde vardır. Fakat bir problem yaşandığında:kişilerin "eylem kapıları yapılanmış" olması veya "sonu gelmeyen oyunlar"söz konusu olduğunda, sistemin dışından bir kişinin müdahalesine gereksinim vardır. Çünkü sistemin devam etmesi için, sistemin kurallarının değişmesi gerekmektedir. Sistemi değiştirmek, o sistem içindeyken olası değildir. Ancak dışardan birisi(terapist)sisteme ihtiyacı olanı verebilir.

"Kuralların değişmesi" "Yeniden çerçeveleme" çift-aile terapisinde en temel müdahale tekniklerinden biridir. Böylece danışanın olaylara ait olan şemasını değiştirerek(farklı bakış açısı sunarak)daha fazla seçenek sahibi olmasını ve duygularının daha az ayağına dolaşmasını sağlamaktır.

Örnek1:
Kadın"Eşim benim bu durumuma karşı o kadar duyarsız ki" Terapist "Belkide eşiniz bu şekilde kendini acıdan koruyor olabilir. "

Erkek "Aslında eşimin bu sorunu karşısında kendimi çaresiz hissediyorum, çok üzülüyorum, ne yapacağımı bilemiyorum.

Örnek2:
Erkek:"Eşim sürekli zırzır ağlar, onun tartışma anında ağlaması beni daha da kırıyor, bağırıp, çağırıp kapıyı vurup gidiyorum.

Terapist:"Eşiniz dile getiremediği duygularını, acısını ancak ağlayarak ifade etmeye çalışıyor. İlişkinin iyisi-kötüsü yoktur, gerçeği vardır. İlişkide rahatsızlığın olması, rahatsızlık veren olgunun ortadan kalkmasıyla düzelmiyor. Çünkü asıl olan ilişkidir. Yardım isteği ile başvuran çiftlerden biri "ben boşanmak istemiyorum veya ben boşanmak istiyorum" isteğiyle geldiğinde, ilk müdahalemiz ; boşanmak için ilişkinin düzelmesinin gerektiği çünkü burada sorunun, ilişkinin aslı olduğunu söylemektir. Sorunlu ilişkilerde boşanmak; ağızdan kolayca çıkan basit bir çözüm olarak gelse de gerçeğe yakınlaştıkça, uzaklaşılan ve alınması zor bir karar haline gelmektedir. Çiftlerde, terapide kullanılan ilk önerilerden biri; ilişkinin bir süre askıya alınmasıdır(askı modeli). 15 gün süre ile asla yüz yüze görüşme yapılmaması, telefonla konuşulmaması, ayrı yerlerde yaşama ve bu sürede varlıklarından bile haberdar olunmaması önerildiğinde, buna "boşanmak en iyi çözüm "diye yaklaşan çiftlerde dahi ilk tepki reddetme olabilmektedir. Çift terapisine başvuranların çoğunluğunu kadınların oluşturduğu ve bir kısım eşlerin terapiye sıcak bakmadıkları göz ardı edilmeyecek bir gerçektir. Terapiye her iki tarafında katılması sonuç almayı kolaylaştırdığı gibi terapi süresini de kısaltır. Fakat çok önemli olan bir gerçek de, ilişkide mağdur olan bireyin; (çoğunluğu kadın) tek başına yapacağı terapi yolculuğunda hem ilişki adına hem de kendi adına çok yol katedebileceğidir

 





Arama
 

Site hizmetlerimizden faydalanmak için üye olunuz!

Üye Paneli
E-Posta Adresi :
Şifreniz :
Üye Olmak İstiyorum
Şifremi Unuttum !
 
Site Uzmanlarımız & Danışmanlarımız
Ebru ÖZKARDAŞ
Uzman Psikolog (Ankara)
Tunç TATAKER
Uzman Psikolojik Danışman (İzmir)
Övül MENGÜLOĞUL
Psikolog (Ankara)
Alev AKDAĞ
Uzman Psikolog (İstanbul)
 
Uzmana Sorun
Uzmanlarımız sizlerin sorularını yanıtlıyor...
 
 
Psikolojik Sorunlar
Ankara   : +90 312 221 0507
İstanbul : +90 212 232 1225
İzmir      : +90 232 421 0544
 

 


Istatistikler
Günlük Ziyaret
207
Toplam Ziyaret
1177844
Şu Anda Online
2
altcizgi
Toplam Üye
2449
altcizgi
 
Haber Listemiz
E-Posta Adresiniz :